KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/20967 E., 2019/12368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar 1-... ... Hiz. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti., ile 2-... Tarım Gıda Tekstil San. Tic. A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, avukat olduklarını, davalılar adına yürüttükleri çok sayıda dava ve icra takip dosyası bulunduğunu, vekalet görevini özenle yerine getirdiklerini, masrafların dahi taraflarından karşılanmasına rağmen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/593 esas sayılı dosyasında şirket temsilcisi ...'ın davadan feragat ettiğini, bu feragatten haberleri olmadığını, feragatin ilgili dosyanın tarafları arasında sulh niteliğinde bulunduğunu ve takip ettiği dosyalardan dolayı da ücretlerini alamadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline kararı verilmesini istemiş, davacı 10/11/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 60.704,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalılar, usulüne uygun tebliğe rağmen süresinde cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 51.596,00 TL'nin davalı yandan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava tarihinde yürülükte bulunan HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, davacılar hem habersiz yapılan sulh hemde takip ettikleri dosyalarda ücretlerinin ödenmediği gerekçesi ile avukatlık ücret alacaklarının tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 51.596,00 TL'nin davalı yandan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir. Somut olayda iki davalı olduğu halde hangi davalı hakkında karar verildiği açıklanmadan karar verilmiştir. Bu hali ile hüküm infazda terreddüt yaratacak mahiyettedir.
O halde mahkemece, hangi davalı hakkında karar verildiği hususu açık ve infazda tereddüte yol açmayacak şekilde belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, yukarıda yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/20967, K. 2019/12368, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama