KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/21104 E., 2018/9856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muarazanın meni ve cezai işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eczacı olduğunu ve davalı kurum ile sözleşme imzalandığını, davalı kurum tarafından yürütülen soruşturma sonucunda 2009 ve 2012 yılları Eczane protokolünün 5.3.5, 5.3 maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle hukuka aykırı olarak cezai şart uygulandığını ileri sürerek, uygulanan cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında yapılan ilaç teminine ilişkin hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak, sözleşmeye aykırı hareket edildiği gerekçesiyle davacı hakkında uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkin olup, davalı tarafından yürütülen soruşturmaya konu teftiş raporu, hükme gerekçe teşkil etmesine rağmen müfettiş tarafından dinlenen tanıklar mahkeme tarafından dinlenmemiştir.
Oysa, cezai işlemin uygulanmasında bu tanık beyanlarının önemli bir etken olduğu ve davalı kurumun bu tanık beyanlarına atıfla sözleşmeye aykırı davranıldığı sonucuna varılarak işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, bu hasta ve tanıkların beyanlarının tespit edilip, soruşturma aşamasında vermiş oldukları ifade ile çelişkili beyanda bulunmaları halinde çelişki giderilerek ve gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21104, K. 2018/9856, 22 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama