KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/21318 E., 2019/4732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ilk tescil tarihi 20.11.2008 olan dava konusu otomobili davalıdan satın aldığını, uzun süre kullandığını fakat tüm bakımlarını garanti süresi içerisinde yetkili serviste, garanti süresinin hitamından sonra ise özel servislerde ihtimamla gerçekleştirdiğini, dava konusu otomobilin 07.02.2014 tarihinde aracın motorunda meydana gelen arıza nedeniyle yolda kaldığını ve tamiri için davalı yetkili servisince bir indirim de yapılmak kaydıyla 38.000,00.-TL bedel istendiğini, bu arızanın üretimden kaynaklı bir ayıp nedeniyle ortaya çıkması nedeniyle davalının bu bedeli karşılamakla zorunlu bulunduğunu kaydederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ilk derece yargılama makamına sunmuş olduğu yanıt dilekçesi ile dava konusu aracın ayıplı olmadığı esasına dayalı usulü ve esasa ilişkin gerekçelere dayanmak suretiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; Davanın kabulü ile, bilirkişi raporu ile belirlenmiş olan 33.038.45-TL tamir bedeli 400-TL çekici bedeli ve Değişik iş dosyası nedeniyle yapılmış olan 532-TL olmak üzere toplam 33.970,45-TL nin davalıdan dava tarihi itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline davacının fazla talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı taraf, yargılamada bilirkişi ücreti ve tebligat gideri olarak 1.600,00 TL masraf yapmış olup Uyap sistemi üzerinden reddiyat fişlerinde yapılan incelemede bu miktarın Bilirkişi ücreti olarak ödendiği sabittir. Mahkemece davalı tarafça karşılanmış bu yargılama gideri için davacı tarafça ödenmiş olduğu yanılgısına düşülerek hüküm fıkrasının altı numaralı bendi bu yanılgı üzerine kurulmuştur. Yapılan yargılama masrafına taraflar kabul ve red oranına göre katlanmak zorunda olup mahkemece bu hususun eksik ya da hatalı hesaplanması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21318, K. 2019/4732, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama