KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/21574 E., 2017/11474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan ... İnş. Tic. Turizm A.Ş. tarafından duruşmasız, ... Yapı Taah. San. Ve Dış Tic. A.Ş. avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Yapı Taah. Tic. A.Ş. vekili avukat ... ile davacılar vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı yüklenici tarafından inşa edilen zeugma evleri projesinden bir villa satın aldıklarını ancak kendilerine taahhüt edilen villanın bir başkasına satılıp devredildiğini, bu nedenle oluşan 90.000,00 USD alacaklarının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı yönünden ise davanın kabulü ile 162.270,00 TL'nin muacceliyet tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK.nun 305/2.maddesinde “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yeklenen, borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmü mevcut olup,bu kanun hükmü uyarınca tavzih incelemesinin sınırlı olarak yapılabilmesi mümkün olup, tarafların hak ve borçlarında değişiklik, genişletme veya sınırlandırma yapılması tavzihle mümkün değildir.
Talep üzerine, mahkemenin 22.10.2015 tarihli asıl kararında 23.11.2015 tarihli tavzih kararıyla 162.270,00 TL olan alacağın 90.000 USD olarak değiştirilmesine karar verildiği ve bu suretle hükmün davalı aleyhine değiştirildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, az yukarıda açıklandığı üzere tavzih kararıyla tarafların hak ve borçlarında değişikliğe gidilebilmesi mümkün olmadığından tavzih talebinin reddine karar verilmesi zorunludur.
Mahkemece, davacı vekilince verilen tavzih dilekçesi kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21574, K. 2017/11474, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama