KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/21953 E., 2018/5150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kültür merkezi yapımında kullanılacak malzeme alımı ihalesinin davalı üzerinde kaldığını ve davalı ile aralarında bu iş ile ilgili 28.12.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak sözleşmede yapılacak işin sadece birim fiyatlarının belli olduğunu, toplam alınacak malzeme miktarına ilişkin bir bilgi yeralmadığını, bu iş için 3 defada olmak üzere toplam 499.997,83 TL davalıya ödeme yapıldığını,
davalı tarafından da bir kısım teslimatın yapıldığını ancak mülkiye müfettişlerinin yaptığı incelemeler sonucunda teslim edilen malzeme karşılığında yapılan ödemelerin birbirini tutmadığı ve davalıya fazladan ödeme yapıldığının anlaşıldığını bu nedenle alacağın tahsili için davalıya bildirimde bulunduklarını, paranın ödenmediğini bu nedenlerle 188.488,26 TL'nin müfettiş raporunun tanzim edildiği tarih olan 29.9.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu sefer mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı şirkete fazladan yapılan ödemenin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla 146.861,91 TL alacağın dava tarihi olan 02.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde davalı olarak ...’ ni göstermiştir.
Dosya içerisindeki belgelerden; yargılama aşamasında davalının ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, gerekirse davacıya süre verilmek suretiyle şirketin yeniden ihya ettirilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21953, K. 2018/5150, 26 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama