KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2198 E., 2018/9815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile davalı .... Asansör San. Şti. Ve davalı ... Bakanlığı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 25.07.2006 tarihinde eşiyle birlikte olayın meydana geldiği ....
Ordu Evi’ne gittiğini, yemek salonunun bulunduğu 1. kata çıkmak üzere asansör çağırdığını, asansörün geldi işaretinden sonra kapıyı açarak asansöre binmek üzere kabinin bulunduğu bölüme girdiğini, kabinin olmadığını fark edip dışarı çıkmaya çalışırken kapının açılmaması nedeniyle dışarı çıkamadığını ve asansör kabininin yukarıdan üzerine inmesi sonucu kabinin altında kalmak suretiyle ağır derecede hayati fonksiyonları etkilenecek oranda yaralandığını, olay sonrasında...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/303 değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, düzenlenen raporda kazanın oluşumunda kabin kapısının mekanik kilitleme sisteminin arızalı olması ve asansör kuyusunun standarda uygun, yeterli derinlikte olmamasının neden olduğu, bu hataların asansör sistemini kuran ve teknik bakımlarını üstlenen ... Asansör San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin sorumluluğunda olduğunun belirtildiğini, olaydan sonra...Hastanesi'ne kaldırıldığını, ilk müdahalesinin burada yapıldığını, sağ bacağı, göğüs kemiği ve omurga kemiklerinden yaralandığının tespit edildiğini, savcılık soruşturması aşamasında alınan raporda yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve 6 üzerinden 5. derece kırık olduğuna dair rapor verildiğini, şirket hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olup aktif iş hayatı devam ederken çalışamaz hale geldiğini, tedavi sürecinin belli olmadığını, kendisine atfı kabil kusur olmadığını,
....Ordu Evi'nde misafirlerce kullanılan asansörde olayın meydana gelmesi nedeniyle Ordu Evi Yönetimi'ne izafaten ... Bakanlığı ile kurulumunu yapan .... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin birlikte sorumlulukları olduğunu ileri sürerek, maddi tazminata ilişkin fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 20.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama devam ederken 18.09.2013 tarihinde vefat etmiş, yargılamaya davacı mirasçıları tarafından devam edilmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın ....Asansör yönünden husumet noktasından reddine, davanın kısmen kabulü ile 13.325,02-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... Bakanlığı ile .... Asansör'den alınarak davacı mirasçılarına verilmesine; davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi 25.07.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... Bakanlığı ile .... Asansör'den alınarak davacı mirasçılarına verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları, davalı .... Asansör San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar .... Asansör San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Bakanlığı'nın tüm, davacı mirasçılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava haksız eyleme dayalı tazminat davasıdır. Haksız eylemlerde faiz başlangıcı eylem tarihi olup, temerrüt için ihtar zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Mahkemece, maddi tazminata faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2198, K. 2018/9815, 22 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama