KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/22495 E., 2019/3394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka; davalının murisi ... ile ... sözleşmesi imzalandığını, murisin ... sözleşmesinden kaynaklı taksitlerini ödemediğini, bu nedenle murisin vefatı sebebiyle mirasçı olan davalı aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, davalının borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin toplam 20.548,36 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanunun 10/3. maddesinde “… ... veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak ... verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir.
Ancak, ... verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.” hükmü yer almaktadır. Dosya içerisinden davacı tarafından gönderildiği anlaşılan kat ihtarnamelerinin davalıya tebliğ edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Bu açıklamalar ışığında bakıldığında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıktır.
Bu durumda, mahkemece, ... sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen taksitler için kanunda yazıldığı şekilde usulüne uygun temerrüt ihtarı gönderilip gönderilmediğinin ve bu ihtarnamelerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, usulüne uygun şekilde yapılmış ve Tebligat Kanunu hükümleri gereği davalıya tebliğ edilmiş temerrüt ihtarnameleri yoksa takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş alacaklar yönünden takip yapılabileceği değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davalı taraf yargılama sırasında murisi ...’ın davacı banka ile ... sözleşmesi imzalanırken hayat sigortası yaptırdığını, davacının ... sözleşmesinden kaynaklı borcu hayat sigortası kapsamında tahsil etmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Dosyanın incelenmesinden davalının murisi ... hakkında hayat sigortası poliçesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak, ... borcunun hayat sigortası kapsamında karşılanması için başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Bozma nedenlerine göre, davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/22495, K. 2019/3394, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama