KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/23119 E., 2019/4954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2019
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı taraf ile 10.09.2013 tarihli ve sonrasında ilk sözleşmenin yerine geçen 02.05.2014 tarihli sözleşme ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi aktedilmiş ve bu sözleşme gereğince davalı tarafa 130.000,00.-TL ödenmiş olunduğunu, ancak davalı tarafça edilen vaadin aksine söz konusu inşaate hiç başlanılmadığını, inşaatin yapılacağı alanda hiç bir faaliyetin olmadığının değişik iş tespit raporuyla sabit olduğunu ileri sürerek; davalı tarafa ödenmiş olan 130.000,00.-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının davalıya ödediği toplam 130.000.TL nin 11/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı Türk borçlar Kanununun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.
Dava konusu olayda davacının davalıya göndermiş olduğu bir ihtar bilgisi bulunmadığı gibi dava dilekçesi ve iddianın ispatı için ileri sürülen delilleri arasında da bu yollu bir açıklama veya belge yoktur. Öyle olunca, mahkemece 130.000,00.-TL alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/23119, K. 2019/4954, 16 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama