KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/23259 E., 2016/20759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut ve tüketici kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve yapılandırma ücreti bedeli adı altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek, 3.005,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.081,40TL’ye çıkartmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen ilk karar, davacının temyizi üzerine Dairemizin 4.2.2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 23.5.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı, davanın 5.081,40TL üzerinden ıslahını talep ederek, bu miktar üzerinden karar verilmesini istemiş, mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak, toplam 5.081,40TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa ki, HUMK’nun 83. maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/23259, K. 2016/20759, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama