KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2371 E., 2018/8969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının bir dönem muhasebe defterini tuttuğunu, müşavirlik sözleşmesinin yenilenmeyerek şifahen sonlandırıldığını, icra takibine konu döneme ilişkin davalı ile aralarında imzalanmış herhangi bir müşavirlik sözleşmesi bulunmadığını, iddia edilen döneme ilişkin herhangi bir serbest meslek makbuzu ibraz edilemediğini tüm bu nedenlerle ... 14. İcra Müdürlüğü’nün 2010/30846 Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi ile davacı aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının ... 14. İcra Müdürlüğü’nün 2010/31846 Esas sayılı icra dosyasında takibe konu edilen 6.500,00 TL alacağın 728,50 TL'si açısından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalının tazminat talebinin kabulü ile 5.771,50 TL'nin %20'si oranındaki tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı ile arasındaki müşavirlik sözleşmesinin şifahen sonlandırıldığını icra takibine konu dönemle ilgili herhangi bir borcu olmadığının tespitini eldeki dava ile talep etmiştir. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilafta TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 01.11.2012 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sayılı yasanın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2371, K. 2018/8969, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama