KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2372 E., 2017/9908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin ithalat ve ihracat işleri yaptığını, davalının ... ... Şubesi'nin aracılığı ile gümrük işlemlerini gerçekleştirmek üzere anlaşmaya vardıklarını, davalının tüm belgeleri TEB'den alınarak 20/11/2003 tarihinde ...
Gümrük Müdürlüğü'ne müracaat ederek aynı tarih itibariyle beyanname tescilini gerçekleştirdiğini, muayene aşamasında ilgili memur tarafından eşyanın teslim şeklinin CRF olduğu ve her iki faturada yer alan toplam 864.577,07 USD tutarında navlun bedelinin beyan edilmediği dolayısı ile KDV ve gümrük vergisinin eksik olduğu gerekçesi ile beyanname hakkında cezai işlem yapıldığını ve müvekkilinin tahakkuk ettirilen 181.744,65 TL tutarında cezanın ödendiğini, davalının kusuru ile müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından doğru bildirim yapılsa idi davacının ithalat işlemi için ödeyeceği verginin 60.581,55 TL olacağı, ancak yanlış bildirim sonucu ceza uygulanması neticesinde 181.744,65 TL ödendiği, davacının gümrük müdürlüğüne 27.08.2010 tarihinde ödeme yaptığı, bu ödemeyi 14.07.2010'da geri aldığı, fazla ödenen 121.163,10 TL yönünden bu tarih aralığı için faiz hesaplaması yapıldığı gerekçesiyle, "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar" kesinleşmiş olmakla, aynı konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ödeme ile ödemenin geri alındığı tarihler arasında işleyen 16.629,63 TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalının verdiği zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vergi cezasının tahakkuku üzerine Gümrük Müdürlüğü aleyhine vergi cezasının iptali için Vergi Mahkemesi'nde dava açmış ve aynı zamanda da bu vergi cezasının davalıdan tahsili için de işbu davayı açmıştır.
Davanın devamı sırasında, davacı, Gümrük Müdürlüğü aleyhine açtığı davayı kaybetmesi üzerine, evvela tahakkuk eden cezayı ödemiş, bilahare de 6111 Sayılı Yasa gereği ödediği bu parayı geri almış ve bu suretle dava konusuz kalmıştır.
Her ne kadar, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yasa gereği davacı yapmış olduğu ödemeyi geri aldığından dava konusuz kalmış ise de, davanın açılmasına davalının kusurlu davranışı sebebiyet verdiğinden mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne varki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2372, K. 2017/9908, 20 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama