KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/23773 E., 2018/6469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1999 yılından itibaren davalının kendisinin vekilliğini yaptığını, ancak davalının adına yürütmüş olduğu davalar ve icra dosyalarında tahakkuk eden paraları kendisine ödemediğini, bu dosyalar hakkında da hiçbir bilgi vermediğini, kendisi adına tahsil edilen bedellerin ödenmesi için ihtarname göndermesine rağmen sonuç alamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 50.000,00 TL nin alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 42.364,83 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazları yönünden;
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi uyarınca dava konusu taleplerden her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Dava, ek dava olarak açılan bakiye alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, alacak talebi hakkında hüküm kurulmuş olup, davacının faiz istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Açıklanan yasa hükmü nazara alındığında, mahkemece faiz konusunda infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/23773, K. 2018/6469, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama