KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2385 E., 2017/5882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...’nün açtığı ihale ile genel temizlik hizmetleri işini üstlendiğini, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88. madde 1. fıkrasına eklenen 1. bentte bir kısım primlerin hazinece karşılanacağının hüküm altına alındığını, bu düzenlemeye göre kamu iş verenlerinin % 5’lik primden yararlanmasının mümkün olmadığının ifade edilmesine rağmen davalı tarafça davacı firmanın hak ettiği % 5’lik prim indirimine isabet eden kesintilerin yapıldığı, 43.205,98 TL kesintinin yapıldığı ay itibarı ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş hali ile kabulü ile 43.205,98 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile kamu işverenlerinin % 5’lik primden yararlanmasının mümkün olmadığını,davalı tarafça davacı firmanın hak ettiği % 5’lik prim indirimine isabet eden kesintilerin yapıldığı, 43.205,98 TL kesintinin yapıldığı ay itibarı ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece davanın ıslah edilmiş hali ile kabulü ile 43.205,98 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6098 sayılı yasanın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.Dava konusu olayda davacı, kendi hakedişlerinden kesilen dava konusu miktarların ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir.Bu itibarla hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur.
Mahkemece faiz hakkında hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2385, K. 2017/5882, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama