KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/24387 E., 2019/985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki t
n konut kredisi kullanarak konut satın aldığını ve konut üzerine rehin konduğunu, konut için davalı bankaca deprem sigortası yaptırıldığını, bankanın diğer davalı ... şirketi aracılığıyla deprem sigortası yaptırdığını, poliçe süresinin bitiminde kendisine durumun bildirilmediğini ve para kesintisi yapılmadığını, konutun 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihinde meydana gelen depremlerde hasar gördüğünü bu zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ...Ş., sigortayı yenileme yükümlülükleri olmadığı gibi herhangi bir başvuruda da bulunulmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı ...Ş., sigorta şirketinin DASK’ın acentesi konumunda olduğunu ve meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı ..., davalının hasar tarihini kapsayan zorunlu deprem sigorta poliçesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla yapılan yargılama sonucu davanın reddine yönelik verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2016 tarih ve 2015/40152 E.-2016/1193 K. sayılı ilamı ile uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri’nin görevli olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozmaya uyularak Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imzalanan konut kredisi sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen taşınmazın DASK poliçesinin yenilenmemesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama esnasında talimat yoluyla alınan bilirkişi kurul raporunda davaya konu kredi sözleşmesine ilişkin evrakların dosya arasında bulunmadığı, krediye ilişkin evraklar ibraz edildikten sonra rapor düzenlenmesinin uygun olacağı belirtilerek herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın rapor ibraz edilmiş, mahkemece, krediye ilişkin evraklar dosyaya kazandırılmış, ancak gerek bozma öncesi, gerekse bozma sonrası yapılan yargılama esnasında bilirkişi raporu alınmadan yeterli inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, tarafların tüm iddia ve savunmalarını karşılar mahiyette taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucu hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/24387, K. 2019/985, 31 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama