KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2455 E., 2017/9110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukata ....Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden dava için vekaletname verdiğini, davalının bu dosyanın takibi sırasında yaptığı kusurlu eylemler ve beyanlar nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış. 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, hükmolunan tazminatın 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, ne gerekçe kısmında nede hüküm kısmında faizin başlangıç tarihinin ay yıl ve gün olarak net ve açık bir şekilde yazılmadığı anlaşılmaktadır. Karar bu hali ile infaz kabiliyeti taşımamaktadır.
Mahkemece, bu şekilde eksik, açık olmayan şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2455, K. 2017/9110, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama