KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/25035 E., 2019/10990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat, davalının kamulaştırmasız el atma davası neticesinde miras payına düşen miktarın, 1.000,00 TL ücret karşılığında çekilerek hesabına yatırılması hususunda vekil olarak tayin edildiğini, müvekkilinin davalının payına düşen miras payını çekerek aralarındaki anlaşma gereği 33.999,99 TL'yi göndermesi gerekirken, sehven davalıya 49.000,00 TL gönderdiğini, davacının davalıya 15.000,00 TL fazla ödemekle davalının sebepsiz zenginleştiğini, sözlü taleplere rağmen bir sonuç alınmayınca, davalı hakkında alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek; vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda davacı avukat, davalı müvekkiline, vekalet ilişkisi kapsamında hataen iki kez gönderdiği paranın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalının davacı avukata verdiği vekaletnamede "muristen kalan paranın çekilmesi" yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır. Vekalet akdi 28.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasa kapsamına alınmış olup, 28/5/2014 tarihinden sonra açılan davalarda, Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Nitekim bu husus 6502 sayılı yasanın geçici 1. maddesiyle çözüme bağlanmış durumdadır. Mahkemece, davanın 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 24/09/2014 tarihinde açıldığı ve bu bağlamda davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken, aksi düşüncelerle İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması ve hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/25035, K. 2019/10990, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama