KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2528 E., 2018/9435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ayıplı maldan kaynaklanan misliyle değişim veya bedel iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 24.12.2012 tarihli fatura ile otomobil satın aldığını, ilk olarak 21.01.2014 tarihinde aracın yakıt pompası arızası nedeni ile servise götürülmek zorunda kalındığını, yapılan tamir ameliyesine rağmen takip eden süreçte aracın bu parçası bakımından birden fazla defa daha servise götürüldüğünü ve fakat netice alınamadığını ileri sürerek, dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesine, olmadığı takdirde ise sözleşmenin feshi ile araç için ödenmiş olan bedelin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın tercih hakkını onarımdan yana kullanmış olduğunu ve dava konusu otomobilde halihazırda herhangi bir tamire muhtaç kısım ve ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz talebi vekalet ücreti yönünden olup; Davacı eldeki dava ile ayıplı olduğu iddiası ile aracın misli ile değişimi veya bedelinin iadesini talep etmiş; Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2528, K. 2018/9435, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama