KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/25326 E., 2019/9318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, ... mirasçıları olan diğer dahili davalılar yönünden ise reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı ... ile bireysel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ... ve ...'ın müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatı ile bireysel kredi sözleşmesine kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede belirtilen sürede borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takii başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın vefat eden davalı ...'ın davaya dahil edilen mirasçıları yönünden mirasın hükmen reddi nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile takibin toplam 23.424,44 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki dava ile tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itrazın iptali isteminde karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davalı ...'ın vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş, mirasçıların mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmesi üzerine mahkemece bu yönde araştırma yapılarak dahili davalılar yönünden davanın mirasın hükmen reddi nedeniyle reddine karar verilmiş, dahili davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Davanın niteliği gereği davalının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurulduğunda mahkemece, mirasın hükmen reddi nedeniyle davanın reddine karar verilen dahili davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/25326, K. 2019/9318, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama