KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/26021 E., 2020/1108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dosyada tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacıları ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, asıl davada davacı asiller ... ile ...’ın birleşen davada ise davacı asil ...’ın davalıdan bağımsız bölüm alımı konusunda anlaştıklarını ve davacıların sözleşmenin kendilerine düşen edimlerini yerine getirdiklerini, ancak Eylül 2004 tarihinde konutların fiili olarak teslim edilmelerine rağmen davalı tarafça tapu devirlerinin yerine getirilmediğini, taraflar arasında imza edilen sözleşmenin tapu devrine ilişkin prosedür ve yükümlülüklerini düzenleyen maddesinin ise, tek yanlı olup,
tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olacak bir hüküm olup, haksız ve genel işlem şartı oluşturduğunu ileri sürerek; davaya konu bağımsız bölümün davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tamamının karşılıklı mutabakat sonucu oluşturulup imza edilmiş olduğunu, tapu devrine ilişkin sözleşmenin 7. maddesindeki edimler yerine getirilmeden ve davacılara düşen tapu harçları ödenmemişken dava yoluyla tescil istemenin iyiniyet kurallarına da aykırılık arzettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl dosyada, “Davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, tapu iptal ve tescil talebi yönünden dosyamız üzerinden açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar vermeye yer olmadığına, davacının sair taleplerinin reddine,” birleşen dosyada, “Bu dosya ile birleşen dosya (... 10 Tüketici Mahk.20158/1423 esas sayılı) yönünden davanın kısmen kabulüne ksımen reddine, tapu iptal ve tescil talebi yönünden birleşen dosya üzerinden açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar vermeye yer olmadığına, davacının sair taleplerinin reddine,” karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davacıları ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm asıl ve birleşen dosya davacılarının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilerek, davacılar lehine asıl ve birleşen davalarda karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca hesaplanan 19.219,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara ödenmesine hükmedilmiş ise de;
taraflar arasındaki anlaşmazlık ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmiş olup, bu durumda dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde yer alan “..tarife hükümleriyle düzenlenen ücretlerin tamamına hükmolunur.” hükmü gereğince, davacıları yararına asıl ve birleşen dosyada 38.438,12 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Hal böyle iken, mahkemece davacılar yararına yarısı nispetinde vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün harçlarla ilgili 2.bendinin hüküm bölümünden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26021, K. 2020/1108, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama