KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/261 E., 2019/1789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının oğlu dava dışı ...ile evlendiğini, kendisine 22 ayar 15 gram 9 adet ikili burma bilezik takıldığını, bu bilezikleri davalı kayınpederine ev alırken borç olarak verdiğini, geri alamadığını ileri sürerek, bileziklerin aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kendisine takılan bilezikleri ödünç olarak davalıya verdiğini, ancak geri alamadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının kayınpederi olduğu gibi taraflar arasında da Aile Hukuku kapsamında bir ilişki mevcut değildir. Davacı bilezikleri davalıya borç olarak verdiğini ileri sürdüğüne göre taraflar arasında karz akdi bulunmakta olup, bu sözleşme Borçlar Kanunu kapsamında bir sözleşmedir.
Hal böyle olunca da davaya Aile Mahkemesince değil, genel mahkemede bakılması gerekir. Görev hususu kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkeme olduğu hususu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, Aile Mahkemesi sıfatıyla davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/261, K. 2019/1789, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama