İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26211 K.2019/8542

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekilince temyiz…

Esas2016/26211Karar2019/8542Tarih19 Eylül 2019Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/26211 E., 2019/8542 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ... ... ile aralarında 01.02.2012 tarihli hizmet akdi imzalandığını, öncesinde davalıya uçuş eğitimi verildiğini ve davalının kabin memuru olarak çalıştığını, diğer davalıların ise müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 3 yıldan önce işten ayrılamayacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının 11.05.2012 tarihinde haklı bir neden olmaksızın istifa ettiğini, sözleşmeye göre 2.924,62 Euro cezai şart ödemesi gerektiğini fakat ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalılar, haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini, ayrıca 3 yıl süreyle iradesinin kısıtlanmasının sözleşme serbestisine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, açılan davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine dair verilen kararın dairemizce 2014/42019 esas ve 2015/35839 karar sayılı ilamı ile 08.12.2015 tarihinde, "Dava konusu olayda, davacı tarafından davaya dayanak alınan sözleşme ve taahhütname, tarafların serbest iradesi ile sözleşme serbestisi kapsamında özel hukuk kurallarına tabi olarak yapılmış bulunduğundan taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir.

Bu itibarla, ihtilafın da bu sözleşme ve taahhütname esas alınarak çözümlenmesi zorunludur" gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ...

2. İcra Dairesi'nin 2012/14379 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen kabulü ile takibin 2.924,35 EURO (6.480,65 TL üzerinden yürütülmesine) bunun dışındaki davacı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Yanlar arasındaki uyuşmazlık 818 Sayılı BK.nun 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet akdinden kaynaklanmakta olup, taraflar arasında uyuşmazlık hizmet akdinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ve davacının cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda toplanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlıkta uygulanacak hükümler hizmet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle 818 Sayılı Kanun hükümleridir. BK.’nun 344.

Maddesi’nde, "muhik sebeplerden dolayı gerek işçi gerekse iş sahibi, bir ihbara lüzum olmaksızın her vakit akdi feshedebilir. Ezcümle, ahlaka müteallik sebeplerden dolayı yahut hüsnüniyet kaideleri noktasından iki taraftan birini artık akdi icra etmemekte haklı gösteren her hal, muhik bir sebep teşkil eder. Bu gibi hallerin mevcudiyetini hakim taktir eder.

Fakat işçinin kendi kusuru olmaksızın duçar olduğu nispeten kısa bir hastalığı yahut kısa müddetli bir askeri mükellefiyeti ifa etmesi, muhik sebep olarak kabul edilemez." hükmü, yine BK.’nun 345/1.

Maddesi’nde ise, "Muhik sebepler bir tarafın akte riayet etmemesinden ibaret olduğu taktirde, bir taraf diğer tarafa onun akit ile müstehak iken mahrum kaldığı feri menfaatler de nazara alınmak üzere, tam bir tazminat itasıyla mükellef olur." hükmü ve yine anılan maddenin 2. fıkrasında ise, "bundan başka hakim vaktinden evvel feshin mali neticelerini, hali ve mahalli adeti gözönünde tutarak taktir eder." hükmü vazedilmiştir.

Somut olayda; davacı, davalı ... ... ile aralarında 01.02.2012 tarihli hizmet akdi yapıldığını, diğer davalıların da bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalıya uçuş eğitimi verilerek kabin memuru olarak göreve başlamasının sağlandığını, aralarındaki sözleşmeye göre 3 yıldan önce işten ayrılması halinde cezai şart ödeneceğini, buna rağmen davalının 11.05.2012 tarihinde haklı bir neden olmaksızın istifa ettiğini ve 2.924,62 Euro cezai şartı ödemediğini beyanla, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalılar hizmet akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve ilk iş sözleşmesinin 12/04/2011 tarihinde imzalandığını, daha sonra 01/02/2012 tarihli taahhütname ile önceki sözleşmede değişiklikler yapıldığını, ilk sözleşmede, uçuşa başladığı tarihten itibaren 9,5 aylık süre içeresinde işten ayrılması durumunda cezai sorumluluk mevcut iken sonradan yapılan 01/02/2012 tarihli sözleşmede ise başlangıç tarihinden itibaren ceza süresinin 3 yıla çıkartıldığını ancak ilk yapılan sözleşmedeki sürenin geçerli olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak sözleşme ve taahhütnamenin tarafların serbest iradeleri ile oluştuğu, bu hali ile taraflar yönünden bağlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle üç yıllık süre dolmadığı için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak cezai şartın uygulanabilmesi için, önce sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği değerlendirilmesi gerekir. Zira cezai şart, davalının haksız feshi halinde ödenmesi gereken bir yaptırımdır.

Dava konusu uyuşmazlıkta dosyaya sunulan belgelerden ve beyanlardan hizmet akdinin davalı tarafından istifa ile sonlandırıldığı sabittir. Bu durumda mahkemece davalının feshinin haklı olup olmadığı değerlendirildikten sonra; fesih haklı ise davanın reddi, değilse önceki bozma kararı gibi hüküm verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozma nedeni yapılmıştır.

Kabulüne göre ise;

2-Mahkemece, hükmün infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

TBK'nın 99/3 (BK'nın 83/3) maddesi gereğince; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmü getirilmiştir.

Somut olayda; Mahkemece, "takibin 2.924,35 EURO (6.480,65 TL üzerinden yürütülmesine)" karar verilerek dava konusu alacağa hangi kurun uygulanacağı hususunda infazda tereddüt yaratılmıştır. Mahkemece, davacının talebi doğrultusunda, hüküm sadece yabancı para cinsinden kurularak, Türk Lirası karşılığı belirtilmemesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, tenkitle yetinilmiş bozma nedeni yapılmamıştır.

3-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenden temyiz edilen hükmün davacı ve davalılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 112,00 TL harcın istek halinde davacıya, 111,00 TL harcın davalılara iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26211, K. 2019/8542, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/26211
Karar No
2019/8542
Tarih
19 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26212 K.2019/9191
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26219 K.2019/8707
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26234 K.2019/8910
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26272 K.2019/8911
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26274 K.2019/8698
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26323 K.2019/8393

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.