KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/26267 E., 2018/8119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekil avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun 07.04.2014 tarihli yazısı ile ...
İsimli hastanın hastanede yapılan kemik iliği nakli operasyonu ile ilgili olarak SUT EK 2/C hükmüne aykırı davranıldığı gerekçesi ile 62.207,61 TL’nin hastane alacağından mahsup edileceğinin belirtildiğini, hastane dışında başka bir sağlık hizmet sunucusu tarafından fatura edilen ilaç bedellerinin kemik iliği nakli ile ilgili ilaçlar olup olmadığının bilinmediğini, söz konusu ilaçların kemik iliği nakli operasyonu ile alakası olmayan ilaçlar olabileceğini, fuzuli olarak reçete edilmiş ilaçlar da olabileceğini,
içeriğini ve gerekliliğini bilmediklerini ve hastanece reçete edilmeyen ilaçlardan dolayı alacaklarından kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı kurum tarafından haksız yere kesilen 62.207,61 TL’nin kesinti tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, davalı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine ve mahkemece de davanın reddine karar verildiğine göre, reddedilen tutar üzerinden, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 7.192,83 TL nispi vekalet ücretinin takdiri gerekirken, davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26267, K. 2018/8119, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama