KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/26476 E., 2019/995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Eczanesi’nin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, protokole uygun olarak reçetede yazılı olan ilacı hastaya verdiğini ancak davalı kurumun haksız olarak bu reçetede yazılı ilacın bedelini ödemeyerek haksız kesinti yaptığını ileri sürerek, 6.817,62 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.817,62 TL’nin 17.07.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasında imzalanan protokole dayalı olarak yapılan kesintinin haksız olması nedeniyle iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki davacı, davada bir vekille temsil edilmemiş olduğundan, yararına vekalet ücretine hükmedilemez. O halde davada vekille temsil edilmemiş olan davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26476, K. 2019/995, 31 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama