KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/26610 E., 2016/23996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Belediye tarafından işletilen.... içinde davalı ... tarafından düzenlenen yılbaşı gecesinde arkadaşlarıyla eğlenirken, davalıların yeterli güvenliği tesis edememeleri nedeniyle üçüncü kişiler tarafından bıçaklandığını ileri sürerek, maddi manevi tazminat istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, ... Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davada idari yargı görevli olduğundan bu davalı yönünden davanın usulden reddine, Diğer davalılar.... Şirketi ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacının eğlenmek amacıyla gittiği ve davalılarca işletilen ve güvenliği sağlanan mekanda uğradığı saldırı sonucu yaralanmasında davalıların hizmet kusuru olduğu iddiasına dayalı olarak açılan maddi-manevi tazminat davası olup, uyuşmazlığın niteliği itibariyle davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, aynı yasanın 23.maddesi gözetilerek davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararıyla davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26610, K. 2016/23996, 21 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama