İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26708 K.2019/9205

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ..., davalılar ... ve ... avukatlarınca temyiz…

Esas2016/26708Karar2019/9205Tarih1 Ekim 2019Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/26708 E., 2019/9205 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Ekim 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ..., davalılar ... ve ... avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalı ... aleyhine diğer davalılar tarafından açılan ...

3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/950 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında davalı ...'nın vekilliğini yaptıklarını, davanın sulh ile sonuçlandığını, daha sonra vekil eden tarafından haksız olarak azledildiklerini, vekalet ücretine hak kazandıklarını, yazılı avukatlık sözleşmesi yapılmadığından dava konusu taşınmazın kıymeti oranında akdi vekalet ücreti ile hükmedilecek karşı vekalet ücretinin tahsili gerektiğini,

Avukatlık Kanununun 165. maddesine göre ilgili davanın davacıları olan diğer davalıların da davalı ... ile birlikte karşı taraf vekalet ücretiyle birlikte akdi vekalet ücretinde de müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla haksız azil nedeniyle 1.000,00-TL akdi vekalet ücretiyle 1.000,00-TL karşı vekalet ücretinin toplamı olan 2.000,00-TL ve her bir davacı için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 17.000,00-TL'nin dava tarihi itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar

verilmesini dilemişledir. Verilen ıslah dilekçesi ile de akdi vekalet ücreti talebi 25.680,25TL'ye çıkarılmıştır.

Davalılar, davanın reddini dilemişler, davalı ... cevap dilekçesi sunmayıp duruşmalara da katılmamıştır.

Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, akdi vekalet ücreti olan 25.680,25-TL'nin kabulüne, 1.000,00-TL'si için dava tarihinden 24.680,25-TL'si için ıslah tarihi olan 31/03/2015 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiz uygulanmasına, 900,00-TL karşı vekalet ücretinin kabulüne, dava tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiz uygulanmasına, kabul edilen tutarların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin 100,00-TL karşı vekalet ücreti ile 15.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacılar, davalı ...'ya vekaleten ortaklığın giderilmesi davasını diğer davalılara karşı yürüttüklerini, davanın sulh ile sonuçlandığını ve daha sonra vekil eden tarafından haksız olarak azledildiklerini, vekalet ücretine hak kazandıklarını, yazılı avukatlık sözleşmesi yapılmadığından dava konusu taşınmazın kıymeti oranında akdi vekalet ücreti ile hükmedilecek karşı vekalet ücretinin tahsili gerektiğini,

ilgili davanın davacıları olan diğer davalıların da davalı ... ile birlikte karşı taraf vekalet ücretiyle birlikte akdi vekalet ücretinde de müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla akdi ve karşı vekalet ücretlerinin ve manevi tazminatın tahsili istemi ile eldeki davayı açmışlardır.

Davalılar, ortaklığın giderilmesi davasında akdi vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi ve bu ücretten vekil edenin sorumlu tutulması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davacı vekilin davayı açtığı ve belli bir süre dava ile ilgilendiği hususunun doğru olduğu, vekalet ücretinin belirlenmesi konusunda bilirkişiden rapor alındığı ve raporun hükme esas alındığı, buna göre; ortaklığın giderilmesi davasında davalı ...'nın taşınmazda 102721/589905 hissesi bulunduğu, dava konusu taşınmazın azil tarihi 11/12/2012 tarihine göre değeri 1.474762,50-TL olup davalı ... hissesine isabet eden kısmın 256.802,50-TL olarak belirlendiğini ve %'10'u olan 25.680,25-TL avukatlık ücreti ile 900,00-TL karşı vekalet ücretine hak kazandığı,

manevi tazminat talebinin ise şartları oluşmadığı gerekçesi davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, tüm davalılar kabul edilen vekalet ücretlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.

Hemen belirtilmelidir ki; kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin 28.6.1960 tarihli, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.

Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından 05.10.2018 tarihinde 2017/6 esas 2018/9 karar sayılı ilamla " İçtihadı birleştirmenin konusu, Avukatlık Kanununun 165. maddesinde yer alan ücret dolasıyla müteselsil sorumluluk hallerinden olan sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücretinin girip girmediği hususudur....

Avukatlık bir kamu hizmeti olmakla birlikte ücret karşılığında müvekkiline hukuksal yardım hizmeti sunan avukat ile iş sahibi/müvekkili arasındaki ilişki bir özel hukuk ilişkisidir...Özel hukukta, bir borç ilişkisinden doğan alacak hakkı da nisbi hak niteliğindedir.

Böyle olunca alacak hakkı ancak o borç ilişkisi nedeniyle borçlu olan kişi yada kişilere karşı ileri sürülebilir, yargısal kararlarda ve doktrinde borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesi denilen bu ilke uyarınca sözleşmeler kural olarak yalnızca sözleşmenin tarafları bakımından hüküm ve sonuç doğururlar.... Akdi vekalet ücretinin iş sahibi ile hasmın müteselsil sorumluluğu kapsamında bulunduğunun kabul edilmesi hukuk güvenliği ilkesini zedeleyecektir.

Ayrıca vekalet ücreti avukatın yaptığı hukuki yardımın karşılığı olan bir meblağ veya değeri ifade ettiği halde avukattan hiçbir hukuki yardım almayan hasmın, karşı yanın yaptığı sözleşmeden doğan vekalet ücreti nedeniyle onun avukatı lehine müteselsilen sorumlu tutulması, avukatlık ücretinin mahiyet ve amacına da uygun değildir.

Tarafların aralarındaki dava ve uyuşmazlığı sulh ile sonuçlandırmaları herşeyden önce dava açılmakla bozulan toplumsal barış ve huzurun yeniden tesis edilmesini sağladığı gibi tarafların bir an önce hak ve alacaklarına kavuşmasını da temin etmektedir. Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hmk' nın 140/2. maddesinde hakimin tarafları sulhe davet edeceği düzenlenerek sulh teşvik edilmiştir.

Böyle olunca, usul hukuku bakımından bu kadar önemli bir müessesenin önüne sözleşmenin tarafı olmayan kişinin akdi vekalet ücretinden sorumlu tutulması şeklindeki bir engelin konulması da doğru olmayacaktır....Hal böyle olunca,

Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen "ücret dolasıyla müteselsil sorumluluk" hallerinden olan "sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde" karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken "akdi vekalet ücretinin" dahil olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiş olup, somut olaya ilişkin çıkan bu İçtihatı Birleştirme Kararına göre,

davalı şirketin davacıların hak ettiği akdi vekalet ücretlerinden sorumlu olmayacağının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, yukarıda anlatılan İçtihatı Birleştirme Kararına göre değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26708, K. 2019/9205, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/26708
Karar No
2019/9205
Tarih
1 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/26723 K.2019/16107
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26776 K.2019/9220
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26787 K.2019/9169
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26804 K.2019/9182
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26833 K.2019/8370
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26846 K.2019/8363

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.