KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/27117 E., 2017/6811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 26/09/2013 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi imzaladığını, söz konusu sözleşmeye ek olarak daha sonra 03/03/2015 tarihinde devremülk satış sözleşmesi ve senetleri imzaladığını, toplamda 4.600 TL ödeme yaptığını, devre mülkün tesliminin yapılmadığını belirterek 26.09.2013 tarihli asıl ve 03.03.2015 tarihli ek devremülk sözleşmesinin iptalini, sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, sözleşme sebebi ödediği 4.600,00 TL'nin iadesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmada davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın KABULÜNE, Taraflar arasında tanzim olunan 26/09/2013 tarihli 10320 sözleşme no'lu asıl sözleşme ile 03/08/2015 tarihli ek sözleşmenin feshi ile sözleşmeler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sözleşme nedeniyle ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 26.09.2013 tarihli asıl ve 03.03.2015 tarihli ek devremülk satış sözleşmesinin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve ödediği bedelin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, taraflar arasında 26.09.2013 tarihli asıl ve 03.03.2015 tarihli ek devremülk satış vaadi sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşme tarihi itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, 50.maddenin 9.fıkrasına göre devre tatile konu taşınmazın ön ödemeli satılması durumunda devir veya teslim tarihine kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı düzenlenmiş olduğu ve davacı tarafın sözleşmenin iptali için dava açtığı, henüz devir veya teslim olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki taraflar arasında imzalanan devremülk satış sözleşmesinin “SÖZLEŞME KONUSU” başlıklı 2. maddesinde 'İş bu sözleşmenin konusu; satıcı mülkiyetindeki ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkii, 1. Pafta 364 ve 365 parseller üzerinde kayıtlı bulunan arsa üzerinde inşa edilecek “... ...
TERMAL SAĞLIK MERKEZİ” isimli tesiste yer alan ve aşağıda ayrıntıları belirtilen, mesken olarak kullanıma tahsisli devremülk olarak satışı ile tapu devrinin şartları ve şeklinin düzenlenmesinden ibarettir.' şeklinde ifade edilen hükümle taraflar arasında devremülk satış sözleşmesi yapıldığı ve söz konusu sözleşmenin resmi şekil şartına tabi olduğu ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların verdiklerini iade edecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken az yukarıda belirtilen hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya
aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/son maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/27117, K. 2017/6811, 1 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama