KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/27127 E., 2020/150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyenin 6. sınıf öğrencilerine dağıtılmak üzere eğitim amaçlı taşınabilir bilgisayar alımı için düzenlediği 14/07/2011 tarihli (2011/85187 no.lu) ihalenin şirket üzerinde kaldığını ve belediye ile şirket arasında 07/09/2011 tarihli bilgisayarların alımı ve teslimi ile ilgili sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmeye uygun edimlerini yerine getirmeye çalışırken Tsunami felaketi ve gemi kazası felaketlerine uğradığını, bu nedenle idareden süre uzatım talep ettiğini, talebinin kabul edildiğini ve uzayan süre içerisinde edimini yerine getirdiğini, ücrete hak kazandığını, alacağın tahsili amacıyla takip başlattığını,
bu işlemler devam ederken idarenin Sayıştayın düzenlediği raporu gerekçe göstererek süre uzatımların hukuka aykırı verildiğinden bahisle ceza kestiğini ve icradaki bedeli cezayı mahsup ederek ödeyeceğini, aksi halde ödeme yapmayacağını bildirdiğinden ihtirazı kayıtla takibin bir kısmından feragat ettiğini ileri sürerek. 2.722.938,00 TL alacağın 01/06/2012 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takipten kısmi feraget edildiğini ve süre uzatımların hukuka aykırı verildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 2.722.938,00 TL‘nin 01/06/2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kesilen cezai şartın haksız olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar ile ödemenin teslim tarihinden itibaren 120 gün içinde yapılması gerektiği halde yapılmadığı gerekçesi ile işlemiş faize hükmedilmiş ise de, işlemiş faize hükmedilebilmesi için davalının T.B.K 117(eski B.K 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı son parti malları en son 05/01/2012 tarihinde teslim etmiş, ancak ödemenin yapılmaması üzerine ihtarname göndererek davalıyı temerüde düşürmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede de borcun ödeneceği tarih kesin vade ile kararlaştırılmamıştır. Bu durumda, borçlu davalının temerrüde düştüğünden bahsedilemez.
Hal böyle olunca mahkemece, temerrüdün icra takip tarihinde gerçekleşleştiği gözetilerek icra takip tarihi esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, teslim tarihinden itibaren 120 günlük sürenin bitim tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/27127, K. 2020/150, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama