KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/27440 E., 2019/9714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, müşterek murislerinin davalıların ev temizliğini yaptığı sırada cam silerken 7,5 metreden aşağı düşerek vefat ettiğini, bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalılar, aralarında hizmet akdi olmadığını, eser sözleşmesi olduğunu, hatta davacıların mirasçıları ile ... arasında hiçbir sözleşme olmadığını beyanla davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ...'nin yararına destekten yoksun kalma tazminatı 5.769,77 TL'nin olay tarihi 16/06/2007 tarihiden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı ... ...'nin yararına destekten yoksun kalma tazminatı 917,48 TL'nin olay tarihi 16/06/2007 tarihiden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
davacı ... ...'nin yararına destekten yoksun kalma tazminatı 518,96 TL'nin olay tarihi 16/06/2007 tarihiden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı ... ...'nin yararına destekten yoksun kalma tazminatı 1.556,88 TL'nin olay tarihi 16/06/2007 tarihiden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
davacı ...'nin yararına destekten yoksun kalma tazminatı 3.515,45 TL'nin olay tarihi 16/06/2007 tarihiden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı ... ...'nin yararına destekten yoksun kalma tazminatı 12.316,05 TL'nin olay tarihi 16/06/2007 tarihiden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazla istenen miktarın reddine, davacılar ... ..., ... ... ve ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile.
3.000,00'er TL. manevi tazminatın olay tarihi 16/06/2007 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararının başlığında adı yer alan davacı ...’nin dava açıldıktan sonra 08.12.2011 tarihinde vefat ettiği ve karar ile adı geçen davacı lehine de hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda olduğu üzere ölü kişi hakkında davaya devam olunarak hüküm kurulması olanaklı değildir. Öte yandan ölü kişi lehine hüküm kurulması kararın infazını da olanaksız kılacak niteliktedir.
Davacının, davanın devamı esnasında vefat ettiğinin anlaşılması halinde mirasçıları tesbit edildikten sonra mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak, davaya devam edilmesi ve lehine hüküm verilecek ise mirasçılar adına hüküm verilmesi zorunludur.
Ayrıca ölen davacı tarafından velayeten dava açılmış kişiler de varsa, bu kişilerin ölüm tarihi itibariyle reşit olup olmadıkları, reşit değiller ise vesayet altına alınmaları gerekip gerekmediği değerlendirilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilip bir karar verilmelidir.
Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek, yargılama sırasında vefat eden davacı ...’nin mirasçılarının davaya katılıp katılmayacakları sorulmadan ayrıca velayeten dava açtığı çocukları için usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan ve velayeten dava açılan ....., ... ve ... ... karar başlığında gösterilmeden hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/27440, K. 2019/9714, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama