KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/27494 E., 2019/3204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, borçlular aleyhine ... 1.İcra Dairesi’nde 2014/663 Esas sayılı ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların borçlu sıfatında olduğu 30/07/2004 ödeme tarihli 25/04/2004 tanzim tarihli 10.000,00 TL bedelli senedin takibin ve alacağın konusu olduğunu, dosya borçlularının takibe ve borca itiraz ettiklerini, borçluların itiraz dilekçesi içeriğinde ilgili alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ettiklerini, oysaki senedin her ne kadar kambiyo vasfını kaybetmiş ise de, alacak için genel zamanaşımı mahiyetinde olan 10 yıllık süreç içinde takip açıldığını bu hali ile bahsedilen zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, bu sebeple borcun haksız itirazının iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takip dayanağı zamanaşımına uğramış bononun temel ilişki yönünden delil başlangıcı olduğu, davacının davalılar ile aralarındaki temel ilişkinin varlığını kanıtlama yükümlülüğünde olduğu ancak alacak ilişkisini ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalılar bu davada kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olup, mahkemece davacının davalılar ile aralarındaki alacak ilişkisini ispatlayamamasından dolayı davanın reddine karar verilmiş ve söz konusu karar davalılar tarafından sadece vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.537,63 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalılar lehine eksik şekilde 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK.’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/27494, K. 2019/3204, 12 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama