KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/27554 E., 2019/12782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı ile arasında 20 adet ithal damızlık düve satışı konusunda anlaşma yapıldığını, 20 adet düvenin bedeli olan 120.000,00 TL’yi 05.07.2011 tarihinde birliğin ...
Bankası’na yatırdığını, anlaşmaya göre hayvanların gebe ve sağlıklı olarak temin edilerek en kısa sürede teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından 19 adet gebe düvenin teslim edildiğini, ancak son teslimat tarihinde bir düvenin teslim edilmediğini, davalı tarafından kendisine teslim edilecek hayvanın karantinada telef olduğunu en kısa sürede temin edilerek teslim edileceğinin bildirildiğini, ancak hayvanın teslim edilmediğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL teslim edilmeyen düve bedeli, 3.000,00 TL elde edilemeyen 3 adet yavru nedeniyle mahrum kalınan kar ve 1.000,00 TL elde edilemeyen süt bedeli olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 15.565,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 15.565,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 5.565,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı eldeki dava ile, davalıya 20 adet büyükbaş hayvan bedelini peşin olarak ödediği halde kendisine 19 adet hayvan teslim edildiğini, davalının 1 adet büyükbaş hayvanı teslim etmediğini ileri sürerek, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle uğradığı zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda, davacı taraf tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 22.10.2015 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir.
O halde mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Ticaret Mahkemesi sıfatıyla olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/27554, K. 2019/12782, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama