KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/27833 E., 2019/4003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka vekili, davalıyla imzalanan 11.05.2012 tarihli, 36 ay vadeli 20.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesine istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, ancak üst üste 3 kredi taksitinin ödenmemesi üzerine söz konusu gecikmiş olan bu taksitlerin ödenmesi, ödenmemesi halinde tüm kredi borcunun muaccel hale geleceğini bildiren ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... 4.İcra Md.nün 2014/21032 E.sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun tüm alacağa itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, borçlunun kötüniyetli olarak sırf takibi sürüncemede bırakmak için itirazda bulunduğunu, bu sebeplerle itirazın iptali ile icra takibinin devamına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatı ile davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin toplamda 9.609,62 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davalı banka, ticari amaçla hizmet sunan tüzel kişi olup bu hukuki işlem içerisinde davalı, muris babası tarafından kullanılan tüketici kredisi kapsamında tüketici konumundadır. Bu nedenle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir.Mahkemenin görevi hususu kamu düzenine ilişkin olup, taraflar bu hususu ileri sürmese bile bunun mahkemece re'sen nazara alınması gerekir.
O halde mahkemece, müstakil Tüketici Mahkemesi var ise davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi yok ise ara kararı ile uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre kararı temyiz eden davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/27833, K. 2019/4003, 26 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama