KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/28245 E., 2016/23399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeni ile kendisinden farklı isimler altında toplam 5.000 TL haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek, alınan bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, .davanın kabulüne, 5.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen 5.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş ve mahkemece de davanın kabulü ile ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmiştir. Mülga 818 sayılı B.K.’nun 101.maddesi ve 6098 sayılı T.B.K 117.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davacının, davalıyı dava tarihten önce temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde mahkemece hükmedilen meblağa dava tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken önceki dönem faizine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nun 370.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28245, K. 2016/23399, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama