KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/28530 E., 2019/3504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının, 3. bir şahsın taşınmazına ait hisseye karşılık 32.500,00 TL aldığı ve taşınmaz üzerinde herhangi bir alacağın kalmadığını vekaleten belirtir imzalı beyanını içerir 19/01/2007 tarihli belgeyi dava dışı bir başka 3. kişiden (...) alacağın temliki yolu ile aldığını, ihtarname ile taşınmazın ferağını vermesini aksi halde yazılı miktarı ödemesini istediklerini ancak sonuç alamayınca takip başlattıklarını, itiraz üzerine duran takibin devamı ile haksız itiraz nedeniyle %40 inkar tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bahsedilen 19/01/2007 tarihli beyanın dava dışı ... ile kendisi arasında düzenlenmiş olduğunu ve bu yazılı beyana istinaden 11/03/2010 tarihinde dava dışı ... ile dava konusu parsele ilişkin sözleşme yapıldığını, davacının o tarihte dava dışı ... ile birlikte çalıştığını ve ...'nın davacının akrabası olması nedeni ile belgenin fotokopisini oradan almış olabileceğini, belge aslının davacı tarafta bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 32.500,00 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün 2011/2094 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu uyuşmazlığın dayanağını oluşturan 19/01/2007 tarihli belge incelendiğinde. Varsak 198 ada 1 parseldeki hissesine karşılık ...ya vekaleten 32.500,00 TL'yi elden aldığı beyanının yazılı olduğu, altının davalı ... tarafından imzalandığı, 29/12/2008 tarihli alacağın temlikine ilişkin sözleşmesinin ise ...arafından 19/01/2007 tarihli belgedeki hak ve alacaklarının davacı ...'ya 29/12/2008 tarihinde temlik edildiği beyanının içerdiği anlaşılmaktadır.
Alacağın temliki kazandırıcı bir işlemdir. Her kazandırma gibi, alacağın devri de hukuki bir sebebe, borçlandırıcı bir işleme dayanmalıdır. Hukuki sebep bir sözleşme, vasiyetname ya da kanundan doğan bir borç olabilir. Devir, genelde böyle bir borcu ifa etmek, yerine getirmek için yapılır. Borçlu, herhangi bir borcunu ifa etmek için de alacaklıya başka bir kişiden olan bir alacağını devredebilir. Söz konusu temlik borçlusu Muammer Karaağaç’tır.
Temliğe konu, davalı ...’in imzası bulunan belgede paranın ...'ya vekaleten alındığı ancak paranın kimden alındığının yazılı olmadığı, içeriğinde belirtilen 32.500,00 TL'nin temlik edenden alındığına ilişkin bir ibarenin de bulunmadığı gibi ayrıca temlik eden ...’ ın bu belgede ismi geçmemesi sebebiyle söz konusu belge ile temlik eden Muammer arasındaki hukuki ilişkinin ispat yükü davacıda olup, taraf delillerinin bu yönde değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28530, K. 2019/3504, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama