KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/28540 E., 2016/23728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait kafede aspiratöre elini kaptırdığını, aylarca tedavi gördüğünü, manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5.000,00 TL üzerinden manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketci mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tükecinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup Taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken genel mahkeme sıfatı ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28540, K. 2016/23728, 19 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama