KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/28618 E., 2019/12489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2019
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
. .. vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04/02/2016 tarih ve 2015/559-2016/38 sayılı hükmün davalı ve davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 30.06.2012 tarihinde gerçekleşecek düğünü için 19.01.2012 tarihinde davalı şirketin Nişantaşı Şubesinden ... Marka bir gelinlik sipariş ettiğini, gelinlik bedeli olan 12.450,00-TL'yi ödediğini ve alındı belgesi verildiğini, davalı şirket tarafından gelinliğin akıbeti konusunda hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, ısrarlı çabaları sonucu düğüne bir ay kala gelinliğin davalı firmaya ulaştığını öğrendiğini, düğünden dört gün önce 26.06.2012 tarihinde gelinliğin ... ...
Mağazasına ulaştığını ve 26.06.2012 tarihinde ... ... Mağazasında provaya gittiğinde gelinliğin üzerine olmadığını ve astarının yırtık olduğunu farkettiğini, bunun üzerine gelinlik iki ayrı terziye verilmişse de ayıbın giderilemediğini, bunun üzerine düğüne bir gün kala 29.06.2012 tarihinde ... ...
Mağazasından 15.620,00-TL'ye yeni bir gelinlik almak zorunda kaldığını, bu iki gelinlik arasındaki fiyat farkının 3.170,00-TL olduğunu, düğünün her insan için olduğu gibi kadınlar için ayrıca bir manevi önemi olduğunu, mevcut durumda ise davacının en özel ve mutlu gününde üzüldüğünü ve harcadığı emek ve enerjinin boşa gittiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.170,00-TL maddi tazminat ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, maddi tazminat isteğinin reddine, manevi tazminat isteğinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 2.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davalı tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL'yi geçmediğinden HUMK'nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle, davalının miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28618, K. 2019/12489, 12 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama