İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28787 K.2019/11630

Taraflar arasındaki asıl davada manevi tazminat, birleşen davada maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile…

Esas2016/28787Karar2019/11630Tarih27 Kasım 2019Okuma5 dk · 967 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/28787 E., 2019/11630 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

967 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada manevi tazminat, birleşen davada maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile bir.dos.davacıları avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, eşi ...'in rahatsızlanarak davalı şirketin işlettiği Özel ...

Hastanesi'ne müracaat ettiğini, bunun üzerine, davalı hastanede kontrolleri yapılan eşine diğer davalı doktor ... tarafından böbrek taşı teşhisi konulduğunu, eşi ...'ın sağlığına kavuşmak umuduyla 15.06.2013 tarihinde ameliyat olduğunu, ameliyat sonrasında ciddi şikayetleri bulunan eşi ...'ın taburcu edildiği gece daha da kötüleştiğini, daha sonra eşine yapılan tetkikler sonucunda davalı doktor tarafından akut böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu, akut böbrek yetmezliği teşhisi konulan eşinin davalılar tarafından ...

Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildiğini, müvekkilinin eşinin sevk edildiği üniversite hastanesinde kontrolleri sonrasında akut böbrek yetmezliği nedeniyle düzenli bir şekilde diyalize tabi tutulduğunu, eşinin 13 gün sonra bağlandığı diyalizde solunum ve kalp yetmezliği yaşadığını, bunun üzerine yapılan müdahalelerle hayata döndürülen ...'ın bitkisel hayata girdiğini, eşinin %100 iş kaybına uğradığını belirterek, şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiş;

birleşen davada, ...’ın annesi ve babası ...’a velayeten kendi adlarına asaleten açmış oldukları davada şimdilik toplamda 450.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, asıl ve birleşen davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Türk Borçlar Kanunun vekâlet akdini düzenleyen 502 ve devamı maddeleri uyarınca davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. Vekil, vekâlet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.

Vekil, özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurunda bile sorumludur. O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmalı, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmalı ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören doktor olan vekilden tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir.

Gereken özeni göstermeyen vekil, TBK’nin 510/1. maddesi hükmü uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise doktor sorumlu tutulmamalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı ... kuruluşları için de geçerlidir.

Somut olayda, mahkemece, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan rapor alınmıştır.

15.12.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda; kişiye konulan sağ üreter taşı tanısı ve yapılan endoskopik taş kırma ameliyatının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunu, kişide bu ameliyat sonrası gelişen akut böbrek yetmezliğinin ameliyat sırasında veya sonrasında kullanılan ilaçlar, tansiyon düşüklüğü, ameliyat sonrası sıvı kayıpları nedeniyle olabileceğini, ancak mevcut tıbbi belgelere göre böbrek yetmezliğinin kesin nedeninin belirlenemediğini, gelişen böbrek yetmezliği ile ameliyat ilişkisinin kurulamadığını,

ameliyattan 13 gün sonrasında diyaliz esnasında oluşan kalp durması tablosunun diyaliz işleminin bir komplikasyonu olarak kabul edildiğini, kişinin ameliyatını gerçekleştiren Dr....'e atfı kabil kusur tespit edilmediği rapor edilmiş, 09.03.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda; ameliyat sonrası dönemde komplikasyon olarak enfeksiyon ve akut böbrek yetersizliği geliştiği, Üroloji Uzmanının eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu rapor edilmiş ve 25.02.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu raporunda;

kişiye konulan sağ üreter taşı tanısı ve yapılan endoskopik taş kırma ameliyatının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunu, mevcut tıbbi belgelere göre böbrek yetmezliğinin kesin nedeninin belirlenemediğini, gelişen böbrek yetmezliği ile uygulanan cerrahi işlem ilişkisinin kurulamadığını, ameliyattan 13 gün sonrasında diyaliz esnasında oluşan kalp durması tablosunun diyaliz işleminin bir komplikasyonu olarak kabul edildiğini kişinin ameliyatını gerçekleştiren Dr....'e atfı kabil kusur tespit edilmediği rapor edilmiştir.

Mahkemece, ATK raporları hükme esas alınarak, davacıda gelişen böbrek yetmezliği ile davalı ... tarafından uygulanan cerrahi işlem arasında ilişki kurulamadığını, mevcut tıbbi belgelerle böbrek yetmezliğinin kesin nedeninin belirlenemediğini, ameliyattan 13 gün sonrasında diyaliz esnasında oluşan kalp durması tablosunun diyaliz işleminin bir komplikasyonu olarak kabul edildiğini ve bu durum nedeniyle davalı ...'e kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa ki ATK raporlarına davacılar itirazlarında, davalı üroloji uzmanının doğru teşhis koyup koymadığı, endoskopik taş kırma ameliyatından sonra gelişen böbrek yetmezliği arasında ilişki olup olmadığı, akut böbrek yetmezliği tanısının zamanında konulsada aynı sürecin yaşanıp yaşanmayacağının açıklığa kavuşturulmasını istemiştir.

Davacıların itirazları ATK raporlarında açıklığa kavuşturulmamıştır. ATK raporları bu haliyle ayrıntılı bilgi vermekten uzaktır.

Hâl böyle olunca bu raporlara itibar edilerek hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, davacıların iddiaları ve özellikle davacıların Adli Tıp Kurumu raporlarına yaptığı itirazlar değerlendirilip tartışılmak üzere üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip yeni bir 3 kişilik bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek,

davalıların açıklanan hukuki konum ve sorumlulukları, dosyada mevcut delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalıların sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığını gösteren, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, değinilen bu yönler gözardı edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre, asıl dava davacısı ve birleşen dava davacılarının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl dava davacısı ve birleşen dava davacıları yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince asıl dava davacısı ve birleşen dava davacılarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın davacı ile bir.dos.davacılarına ayrı ayrı iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28787, K. 2019/11630, 27 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/28787
Karar No
2019/11630
Tarih
27 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28804 K.2019/11283
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28815 K.2019/11284
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28837 K.2019/11632
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28843 K.2019/11633
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28879 K.2019/11680
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28886 K.2019/11679

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.