KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2973 E., 2017/5890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile yaptığı sözleşme uyarınca özel güvenlik hizmeti sağladığı, 5510 sayılı yasanın 81. Maddesinden kaynaklanan %5'lik indirimden faydalandığını ancak davalı kurumun davacı firmanın hakedişlerinden söz konusu parayı tekrar kestiğini,davalı kurum tarafından hakedişlerinden kesilerek eksik ödenen toplam 7.932,23TL tutarındaki hakediş alacaklarının alacak toplamlarını oluşturan her bir hakediş için ödemesinin yapılması gerektiği tarihten itibaren tahsili tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesini istemiştir
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.576,00 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işlemiş yasal faizi olan 1.328,16 TL olmak üzere toplam 4.904,16 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davalı idarenin hakedişlerden ... teşvik tutarı toplam 7.932,23 TL kesintinin her bir hakediş için ödemesinin yapılması gerektiği tarihten itibaren tahsili tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.576,00 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işlemiş yasal faizi olan 1.328,16 TL olmak üzere toplam 4.904,16 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6098 sayılı yasanın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.Dava konusu olayda davacı, kendi hakedişlerinden kesilen dava konusu miktarların ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir.Bu itibarla hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur.
Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek kesinti tarihlerinden itibaren faiz hesaplaması yapan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup ,bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2973, K. 2017/5890, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama