KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/29879 E., 2019/10777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, adına kayıtlı ... numaralı işletmesiyle, eşi ... ile birlikte büyükbaş hayvan besiciliği yaparak geçimini sağladığını, eşinin 13/10/2012 tarihindeki ölümü üzerine bakmakta zorlandığı 61 adet büyükbaş hayvanı davalılara satma hususunda aralarında sözlü olarak 90.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, davalıların satış bedelini hayvanların tesliminden 1 hafta sonra ödeyeceklerini beyan etmelerine rağmen borçlarını gününde ödemediklerini, konuyla ilgili olarak davalılar hakkında "dolandırıcılık" suçlaması ile suç duyurusunda bulunduğunu, şimdilik 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini dilemiş, diğer davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılarla sözlü şekilde yapılan anlaşma gereği 61 adet büyükbaş hayvanın davalılara satılması işleminin karşılığı olan bedelin davalılardan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline ilişkindir.
Bu miktar alacağı içeren hukuki işlemlerde karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça tanık dinlenmesi mümkün olmadığından, tarafların tanık beyanları alınmadan ve davacı tarafa, davalıya son delil niteliğindeki yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp davacı taraf bu delile de dayanmadığından mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, dava konusu hukuki ilişki için yerleşmiş ve bağlayıcı gelenek olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması davacı tarafça talep edilmişse de, bu şekilde bir uygulama olmadığından bahisle davacının bu yöndeki talebi de hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile mahkemece reddedilmiştir. Ne var ki, HMK.
203/b. maddesinde senetle ispat kuralının istisnaları arasında “İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler” belirtilmiştir.
HMK’nın 203. maddesine göre tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamuoyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir.
Belirtilen istisnai kanun hükmü mahkemece nazara alınarak, işlemin niteliği itibariyle yörede yapılan hayvan satışlarının senede bağlanıp bağlanmadığı hususunda, Ticaret Odası Başkanlığı, ...
Odası Başkanlığı, İl/ilçe Tarım Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı gibi ilgili resmi makamlara yazı yazılarak, gelecek cevabi yazılara göre bu hususta bir teamül oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre tanık dinlenip dinlenmeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/29879, K. 2019/10777, 4 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama