KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/30053 E., 2019/3195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.10.2005 tarihinde dava konusu otomobili davalıdan satın almış olduğunu, 18.05.2015 tarihinde deneme amaçlı olarak kontrol edildiğinde dava konusu otomobilin boyasının orijinal olmadığını öğrendiklerini, aracın ayıplı olarak kendilerini satılmış olduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız yeni misli ile değiştirilmesine, ayıpsız yenisinin bulunmaması halinde ise dava tarihindeki rayiç değerinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Davalı ilk derece yargılama makamına sunmuş olduğu yanıt dilekçesi ile dava konusu otomobilin 27.10.2005 yılında davacıya satıldığını, ayıp iddiası için zamanaşımının dolmuş olduğunu yine dava konusu otomobilin kaç yıllık olduğunun tespit edilemediğini, iddianın ispata muhtaç olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyizi yönünden; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı lehine 750,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası,
dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davalı lehine de yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, temyiz eden davalı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/30053, K. 2019/3195, 12 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama