KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/30394 E., 2019/3325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 02/10/2010 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, sözleşme gereği davalıya 44.300,00 TL limitli ve 60 ay vadeli tüketici kredisi tesis edildiğini, davalının kredi borcuna ilişkin taksitleri ödemekte temerrüde düşmesi üzerine, 15/11/2013 tarihli dilekçe ile bankaya yapılandırma için başvurduğunu ve bankaca kabul edildiğini, borcun yapılandırılması sonucunda davalı tarafından ilk taksit olarak 1.582,42 TL tutarında ödeme yapıldığını, başka hiçbir ödeme yapılmadığını beyanla; haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2014/20653 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 48.104,92 TL üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatı olan 8525,51 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacak miktarı olan 42627,58 TL'na takip tarihinden itibaren yıllık %13,50 oranında temerrüt faizi yürütülmesine ve takibin temerrüt faizinin %5'i oranında BSMV üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı banka, tüketici kredisi borçlusu olan davalının borcunu ödememesi nedeniyle muaccel olan alacağın tamamı için davalıya karşı icra takibinde bulunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasında 02/10/2010 tarihinde Bireysel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, 44.303,00 TL bireysel kredi kullandırıldığını, davacı bankanın 10/07/2014 icra takip tarihi itibariyle davalıdan, 42.627,58 TL asıl alacak, 1.598,53 TL işlemiş faiz, 73,92 TL gider vergisi, 3.617,78 TL kat öncesi işlemiş faiz, 180,89 TL gider vergisi ve 4,19 ihtar masrafı olmak üzere toplam 48.104,92 TL alacaklı bulunduğu görüşü bildirilmiş ve mahkemece rapor esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.6502 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereği,
muacceliyet şartının gerçekleşmesi için bunun sözleşmede kararlaştırılmış olması, tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödememesi ve en az otuz gün süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması gerekmektedir. Sözleşmenin 4.maddesinde muacceliyet hakkı düzenlenmiştir.
Bankaca 04.07.2014 tarihinde çekilen ihtarnamede 31/03/2014 tarihinde hesabın kat edildiği ve borcun tamamının 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin düzenlendiği ancak söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu halde muacceliyet şartı gerçekleşmemiştir. Davacı tarafından icra takibi 10.07.2014 tarihinde yapılmış olup, davacı bankanın bu tarihe kadar ödenmeyen taksitlerini talep etme hakkı vardır.
O halde, mahkemece, davalı borçlunun takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/30394, K. 2019/3325, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama