İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/364 K.2016/18391

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2016/364Karar2016/18391Tarih13 Ekim 2016Okuma4 dk · 743 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/364 E., 2016/18391 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

743 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 23.3.1990 ve muhtelif tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile taşınmazlar satın aldığını, tapu devri yapılmadığından tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu aşamada taşınmazların kamulaştırıldığını ve ifasının imkansız olduğunun anlaşılması üzerine davalı ile 20.1.2011 tarihli uzlaşma protokolünün imzalandığını, protokole göre davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, ödenmesi gereken 750.000 euronun temerrüt tarihinden itibaren en yüksek faizi ile ödetilmesini istemiştir.

Davalı, asıl alacağın konusunu oluşturan satış vaadi sözleşmesinin resmi biçimde yapıldığından cezai şart niteliğindeki davacı isteğinin fer'i nitelikte olup resmi biçimde düzenlemediğinden geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalı ile imzalanan 20.1.2011 tarihli uzlaşma protokolüne göre kendi edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek protokol ile kararlaştırılan 750.000 euronun ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır.

Davalı protokolün bu hükmünün geçersiz olduğunu savunmuş ve mahkemece de, uzlaşma tutanağına konu 10 adet dairenin tapusunun davacıya devredildiği, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin Noterde düzenlendiği, alacak olarak talep edilen 750.000 Euro' nun asıl alacağı bağlı feri nitelikte bir talep olduğu, bu alacakların da resmi şekilde düzenlenen belgeye dayalı olarak talep edilebileceği, resmi şekilde yapılmayan uzlaşma tutanağının TMK 634., BK 213. ve Noter Kanunu 89. maddeleri gereğince geçersiz olduğu,

bu belgeye dayalı dairelerin iade şartına bağlı olarak 750.000Euro cezai şartın talep edilemeyeceği, Noterde düzenlenen asıl düzenlemede cezai şart bulunmadığı, asıl alacağa bağlı tali nitelikte bir hakkın asıl alacağın yapıldığı sözleşme şartlarına göre resmi olarak düzenlenecek bir belge ile talep edilebileceği, davacının davasının ve iddialarının ispatlanamadığı tüm dosya kapsamı ile belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı ile davalı arasında noterde düzenlenen 23.3.1990 ve muhtelif tarihli üç adet satış vaadi sözleşmesi ile 332 nolu parsel vs. taşınmazların davacıya satışının vaad edildiği, davacı tarafından açılan ferağa icbar davası sırasında taraflar arasında uyuşmazlığa konu 20.1.2011 tarihli uzlaşma tutanağının düzenlendiği, uzlaşma tutanağı ile; tarafların görülmekte olan bu davadaki uyuşmazlığı uzlaşma yolu ile sona erdirmeyi amaçladıklarının açıklandığı ve tarafların karşılıklı olarak hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, buna göre;

davalının 5 nolu parselde yapılmakta olan inşaattaki dairelerden 10 dairenin tapularını alacağına karşılık olarak davacıya sözleşmenin imza tarihinde devir edeceği, davalının anılan 10 dairenin 2013 yılının son gününe kadar tamamen bitmiş anahtar teslimi ve eksiksiz tesliminden sorumlu olduğu,

davalının anahtar teslimi, daireler bitmiş ve kullanılır vaziyette 10 dairenin teslimatını 2013 yılının son gününde yapmadığı takdirde, davalının davacıya tapuda devri yapılan dairelerin yerine , daireler geri iade edilerek 750.000 euro ödeyeceği , buna karşılık davacının da derdest olan davadan feragat edeceğinin kararlaştırıldığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.

Anılan uzlaşma tutanağına göre, davacının açtığı ferağa icbar davasından aynı gün feragat ettiği, davalının da 10 adet dairenin tapusunu davacıya devir ettiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, tutanakta kararlaştırılan 750.000 euronun davacı tarafından talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Yukarıda hükümleri açıklanan 20.01.2011 tarihli protokolün, taraflar arasında nihai uzlaşmanın sağlanması amacına yönelik iradelerin ortaya konulduğu sulh sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve bu niteliği ile tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olarak kabulü gerektiği gözetildiğinde; taraflardan birinin asli edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda karşı tarafın ne gibi talep haklarının bulunduğunun gözden uzak tutulmaması gerekir.

O halde, uyuşmazlığın çözümü için anılan protokol ile iki tarafa yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin tesbiti önem arzetmektedir.

Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, taraflar arasında noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeni ile yerine getirilememesi nedeni ile, düzenlenen “ uzlaşma tutanağı “ ile, tarafların karşılıklı olarak alacak ve borçlarının tesbit edildiği yani karşılıklı olarak hak ve yükümlülüklerin belirlendiği, alacak ve borçların tasfiyesi niteliğinde yeni bir sözleşme olduğunun kabulü gerekir.

Kaldı ki, uzlaşma tutanağına göre davacıya devri öngörülen 10 adet dairenin tapu devrinin verilmesi ile de adi nitelikte düzenlenen sözleşmenin geçerli hale geldiği de anlaşılmaktadır. Yine 27.5.2015 tarihli ıslah dilekçesinde davacının, aksinin kabulü halinde de dairelerin teslim olunmaması ve açılan davadan feragat nedeni ile oluşan zararının tahsilinin gerektiğine ilişkin talebinin de gözardı edilmemesi gerekir.

O halde taraflar arasında düzenlenen uzlaşma tutanağının geçerli olduğu kabul edilerek, tarafların tutanak gereğince hak ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacıya iadesine iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/364, K. 2016/18391, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/364
Karar No
2016/18391
Tarih
13 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/367 K.2016/17162
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/367 K.2016/7987
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/373 K.2016/17819
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/375 K.2016/385
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/375 K.2016/12869
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/382 K.2016/17172

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.