KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/4103 E., 2016/6209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kullandığı krediye ilişkin dosya masrafı adı altında kesintiler yapıldığını, 3.700,00 TL tutarındaki kesintinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, açılan davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazların reddi gerekir
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 3.700,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nin davalıdan tahsiline, 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/1.maddesine göre; “ Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz.” Tarife'nin ikinci kısım ikinci bölümüne göre; tüketici mahkemelerinde maktu vekalet ücreti 750 TL'dir.
Buna göre davacı lehine 750 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/4103, K. 2016/6209, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama