KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/4229 E., 2016/7400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-birleşen dosya davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-bir.davalı ..., 3.12.2009 tarihli sözleşme ile 65.000,00 TL bedel karşılığında davalıya satmış olduğu dairenin, 12.000,00 TL’lik bakiye satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 12.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca davalıda bulunan 15.000,00 TL bedelli teminat senedinin de iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-bir.davacı ... tüm satış bedelini ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiş, birleştirilen davada ise, müteahhitin(Velinin), satış konusu daireyi süresinde teslim etmediğini, geç teslim nedeniyle kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, sözleşmede tapu harcı, oturma ruhsatı ve ekspertiz ücretinin müteahhit tarafından ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen müteahhit tarafından ödenmediğini ve uğradığı zararın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairece sadece birleştirilen dava yönünden " oturma harcı ve oturma ruhsatı konusunda yapılan harcamalarının da kabul kapsamına alınması " gerektiğinden bahisle davalı-bir.davacı ... yararına bozulmuş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde asıl dava yönünde karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava yönünden bozma doğrultusunda işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre, davacı-karşı davalı ...'nun aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle birleştirilen dosyada kısmen kabul, kısmen ret kararı verilmiştir. Ancak reddedilen miktara göre 1.366 TL nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine şeklinde vekalet ücreti takdiri gerekirken, yanılgı ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur. Karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/4229, K. 2016/7400, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama