KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/4544 E., 2019/2203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin yapımını üstlendiği ticaret merkezinden, 101 no'lu bağımsız bölümü, toplam 36.000 Euro bedelle 6.5.2002 tarihinde satın aldığını, ancak davalı şirketin edimini ifa etmediğini, inşaatın taahhüt edildiği gibi 24 aylık sürede teslim edilmediğini, bu nedenle 06.05.2004 tarihinden itibaren kira kaybı alacağının doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00TL kira kaybı tazminatının her bir ayın kira bedelinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 29.8.2013 tarihli dilekçesi ile talebini 85.659,02TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 30.295,87TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile davalıdan satın aldığı iş yerinin sözleşmeyle kararlaştırılan sürede teslim edilmediğini ileri sürerek kira kaybı alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taşınmazın yapı kullanma izin belgesinin 3.6.2008 tarihinde alındığı, bununla birlikte davacının dava konu taşınmazın kiraya verilmesi amacıyla 13.5.2008 tarihinde dava dışı kişiye vekaletname verildiği, bu nedenle taşınmazın teslim tarihinin 3.6.2008 olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçe gösterilmek suretiyle bu tarihe kadar hesap edilen kira kaybı alacağına hükmedilmiştir.
Ne var ki; kira tazminatının taahhüt edilen teslim tarih ile taşınmazın fiili olarak davacıya teslim edildiği tarih arasında kalan süre için hesaplanması gerekmekte olup, yapı kullanma izin belgesi tarihi teslim tarihi olarak kabul edilemez.
O halde mahkemece, kira tazminatının miktarı belirlenirken taahhüt edilen teslim tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki sürenin dikkate alınması ve fiili teslim tarihinin ispat yükünün de davalıda olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yapı kullanma izin tarihine göre kira tazminatı belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/4544, K. 2019/2203, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama