KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/5677 E., 2016/10230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde üç kez tüketici kredisi kullandığını, davalı banka tarafından komisyon ve istihbarat ücreti adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek haksız kesinti miktarı olarak toplam 4.221,43 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan kesintinin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile her bir kredi için kesilen masrafların alındığı tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, tüketici kredisi sözleşmeleri sırasında davacı tüketiciden haksız olarak alınan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.
Dava konusu olayda, davacı dava tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. O halde Mahkemece, talep edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken kesinti tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/5677, K. 2016/10230, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama