KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/6159 E., 2018/8397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde her iki taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 20.1.2006 tarihinde sit arazisi sattığını, davalının satış bedelini tapuda 30.000,00 TL gösterdiğini söylediğini, davalıya güvenerek satış evrakını imzaladığını, ancak 87.000,00 TL'lik vergi borcu gelmesi üzerine aslında satış bedelinin 300.000,00 TL olarak gösterildiğini öğrendiğini, bu nedenle suç duyurusunda bulunduğunu, bu olay nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını ileri sürerek; 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 22.01.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya satılan taşınmazın satış belinin yüksek gösterilmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın reddi ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine 1.500,00TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi'nin 4. fıkrasında. "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." hükmüne yer verilmiş olup aynı maddenin 3. fıkrasında.
"Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildiğine göre anılan yasal düzenlemeler gereğince reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, değinilen bu yönler gözardı edilerek reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/6159, K. 2018/8397, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama