KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/6188 E., 2017/12992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ...'ın kullandığı krediye kendisi ve davalıların kefil olduğunu, asıl borçlu tarafından borç ödenmeyince borcun kendisi tarafından ödendiğini,kefalet sözleşmesi ğereği ödediği miktardan diğer davalıların da üçte bir oranında sorumlu olduğunu ileri sürerek öncelikle ne miktar ödeme yaptığının tespit edilmesini ve şimdilik ödediği 14.810 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üçte bir oranında tahsilini istemiş, daha sonra 8.1.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile asıl borçlunun dava dışı bir kefili daha olduğu,
bu kişinin dava açılmadan kendisine düşen payını ödediğini, bu nedenle ödenen bedelin 4 kefil arasında eşit taksim yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde belirttiği üçte bir sorumluluğu dörtte bir olarak tavzih ettiğini, bu durumda her bir davalıdan 3.702,50 TL'nin ayrı ayrı tahsilini gerektiğini belirtmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş,tavzih edilen kısmında feragat niteliğinde olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Eldeki dava, kefalet sözleşmesi gereği ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf cevaba cevap dilekçesi ile talebini daraltmıştır. Mahkemece bu daraltma tavzih gibi kabul edilmiş ise de, davacı alacağını azaltığından bu daraltma feragat niteliğindedir. O halde, mahkemece, feragat edilen bölüm yönünden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı ...'un sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/6188, K. 2017/12992, 21 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama