İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/6280 K.2019/1075

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup…

Esas2016/6280Karar2019/1075Tarih4 Şubat 2019Okuma5 dk · 962 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/6280 E., 2019/1075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

962 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, ...'nin 16.09.2010 tarihinde davalı ....’ne ait hastanede kadın doğum uzmanı olarak görev yapan davalı ...'nın gerçekleştirdiği doğumla dünyaya geldiğini, doğum esnasındaki ihmal ve kusurlar neticesinde nefes alamama durumu nedeniyle beyninde hasar meydana geldiğini, bu nedenle çocuğun ömür boyu kendi kendine yetemeyeceğini, sürekli başkalarının bakımına muhtaç olarak yaşayacağını, bu durum hastane ve doktorun kusur ve ihmali nedeniyle gerçekleştiğinden davalıların maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu, davacı ...'nin gebeliği belirlendikten sonra,

doğuma kadarki tüm takiplerinin davalı kadın doğum uzmanı ... tarafından yapıldığını belirterek, davacı ... için 200.000,00-TL manevi tazminat ile 1.000,00-TL maddi tazminat, davacı ... için 200.000,00-TL manevi tazminat ile 1.000,00-TL maddi tazminat ve davacı ... için de 300.000,00-TL manevi tazminat ile 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 16.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacılar, ...'in davalı doktor tarafından gerçekleştirilen doğumla dünyaya geldiğini, doğum sırasında nefessiz kaldığını ve beyninde hasar oluştuğunu, davalı doktorun kusurlu davranışı nedeniyle ömür boyu tek başına yaşamını sürdüremeyeceğini beyanla uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini istemişler; davalılar kusur ya da ihmalleri olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu ve Prof. Dr. ...'den alınan raporlara göre davanın reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özelliklerinin göz önünde tutulması, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılması ve en emin yolun seçilmesi gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir.

Gereken özeni göstermeyen vekil, BK'nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, "mevcut bulgulara göre gebelik takibinin ve normal doğum kararının uygun olduğu, ülkemiz yasalarına göre doğum takibinin ebeler tarafından yapılabileceği, doğum takibinin doğru yapıldığı, en son saat 04:00’de bakılan NST’de bebek kalp atımın normal olduğu, saat 04:00’den sonra NST takibinin olmadığı, gebenin ıkınmaları nedeniyle NST kullanılmasının zor olduğunun, bebek kalp atımının kulakla izlenmiş olabileceğinin düşünüldüğü, ilk gebeliklerde tam açıklığının uzun sürebileceğinin tıbben bilindiği, saat 05:00’de ilgili doktorun arandığının anlaşıldığı,

saat 05:15’te ilgili hekimin zamanında gelerek vakumla doğumun gerçekleştirildiği, bebekte mevcut olan klinik tablonun oluşumu yönünden davalı doktora atfı kabil tıbbi ihmal ya da kusur tespit edilmediği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacılar, adli tıp raporuna itiraz etmiş, mahkemeden konu ile ilgili yeniden rapor alınmasını istemişlerdir. Davacıların itirazı üzerine Prof.

Dr. ... tarafından düzenlenen 03.09.2015 tarihli raporda; "mevcut bilgilere göre normal doğum takibinin ebeler tarafından yapılabileceği, doğum takibinin normal olduğu, en son saat 04:00'de bakılan NST'de bebek kalp seslerinin normal olduğu, tam açıklık durumunda hasta ıkınırken NST takibinin zor olduğunun bilindiği, ilk gebeliklerde tam açıklık durumunun uzun sürebileceğinin bilindiği, saat 05:00'de ilgili doktorun arandığı,

saat 05:15'de ilgili doktorun zamanında vakum uygulaması ile bebeği doğurttuğu, bebekte mevcut olan klinik durumun tüm dünyada sadece %5'inden doğum esnasında gerçekleşen durumlar sorumlu tutulabilmekle birlikte, mevcut tıbbi belgeler ışığında takip ve doğumun tıbbi literatüre uygun olduğu, davalı doktorun kusuru bulunmadığı" bildirilmiş; bilirkişiler Prof. Dr. ...ve Uzm.

Dr. ... tarafından düzenlenen 07.10.2015 havale tarihli raporda ise; "...'nin sorunsuz bir gebelik dönemi sonucu doğum sancılarının başlaması üzerine Özel ...

Hastanesine müracaat ettiği, kendisine gereken muayenenin yapılarak monitorize edilerek takibe alındığı, saat 04:00'a kadar takibin normal olduğu, saat 04:15'te açıklığın tam olduğu, bradikardi gelişmesi üzerine davalı doktorun çağrıldığı, doktor tarafından fötal distres tanısı konularak saat 05:25 civarında vakum ekstraksiyon ile düşük apgarlı canlı bir erkek çocuk doğumunun gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, ...'nin doğum eylemi takibi sırasında, fötal sıkıntıyı gösterebilmesi muhtemel olan saat 03:00 ile doğumun gerçekleştiği süre arasındaki 1 saat 15 dakikalık kıymetli dönemin NST kayıtlarına rastlanmadığı,

fötal sıkıntı ve buna bağlı bradikardi, kayda geçmeyen dönemde tespit edilseydi, vajinal doğum yerine sezeryan yapılarak fetüs için daha az stresli bir ortam oluşturulabileceği, ...'nin bebeğinin doğumunun ilk anından itibaren, klinik olarak gösterdiği asfeksi, daha sonra ortaya çıkan diğer semptomların, eylem takibi ve doktora haber verme sürecindeki aktif dönem ile ilgili olduğu" belirtilmiştir.

Mahkemece, davalı doktorun kusuru bulunmadığına dair tespitlerin yer aldığı raporlar dikkate alınarak karar verilmiş ise de 07.10.2015 havale tarihli heyet raporuna neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi hükme esas alınan raporların davacıların itirazlarını karşılar mahiyette olmadığı anlaşılmıştır.

O halde, mahkemece, davacıların iddiaları ve itirazlarını karşılar şekilde, davalı hastanedeki doğuma ilişkin tüm tıbbi bilgi ve belgeler birlikte gönderilerek, dosyadaki mevcut raporları düzenleyen doktorların çalıştığı yerler dışında üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, NST kayıtlarının varlığı veya yokluğunun doğuracağı sonuçları da açıklar nitelikte ve doktora atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak,

sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/6280, K. 2019/1075, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6280
Karar No
2019/1075
Tarih
4 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/6281 K.2019/805
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/6281 K.2019/1721
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/6281 K.2019/780
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/6282 K.2019/9699
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/6282 K.2019/814
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/6282 K.2019/1962

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.