KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/711 E., 2018/6846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir daire satın alma düşüncesiyle gayrimenkul tellallığı yapan davalıya başvurduğunu, davalı yanca davacının aradığı özellikleri taşıyan bir dairenin gösterilmesi için önceden bir avans ödemesi talep etmesi üzerine 5.000,00 TL bedelli senedin düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, evin beğenilmemesi üzerine senedin iadesi talebinin menfi olarak karşılanarak söz konusu senedin icra takibine konu edildiğini, bu takibin haksız olduğunu ileri sürerek, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/11059 esas sayılı takip dosyasında tahsil olunan 6.130,00 TL'nin 5.530,00 TL'sinden borçlu olunmadığının tespiti ile, bu bedelin davalı yana ödeme tarihi olan 19/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında; davacının ev almak amacıyla davalıdan hizmet satın aldığı hususunun çekişmesiz olduğu, yanlar arasındaki ihtilaflı olan hususların; bu hizmeti sunan davalının emlakçılık işi yapıp yapmadığı, bu hizmetin bedeli ve ev gösterme karşılığı davalıya teslim olunan bono sebebiyle davacının borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı tespiti üzerine hüküm inşa edilmiş ise de, davacının menfi tespit talebine konu icra takibine esas olan bono vasfındaki kıymetli evrak ile davacının var olduğunu iddia ettiği taraflar arasındaki tellallık ilişkisine dair dosyaya yansımış bir delil yoktur.
Davacı bu iddiasını yasal delillerle ispatlamak zorundadır. Miktar itibariyle tanık da dinlenemez. Bu halde, davalı yanın takibe konu ettiği senedin illetten mücerret olduğu hususu da birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/711, K. 2018/6846, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama