KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/7120 E., 2019/5648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...’teki evini sattığını, davalıların isteği ve ihtiyacı üzerine 8000 TL’yi havale ettiğini, bu paranın davalı tarafından işletilerek sonuçta kendisine ev alınacağının vaadedildiğini, bir süre kirasının da ödendiğini, daha sonra paranın geri ödenmediğini, kardeşinin maddi durumunun bozulduğu, diğer davalı yengesi Zinnet ile muvazaalı olarak boşandıklarını ileri sürerek, 8.000,00 TL tutarındaki alacağın faizi ile birlikte tahsilini, geçmiş günler faizi ile karşılanmayacak olan 20.000,00 TL munzam zararın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... parayı aldığını, diğer davalıya verdiğini, davacı ile aralarında bir borç alıp verme ilişkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmün, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.02.2014 tarihli 2013/21021 E. ve 2014/3641 K. sayılı ilamı kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 55.000,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, alacağın 28.000,00 TL'sine dava tarihi olan 27.10.2004 tarihinden itibaren, 27.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 19.07.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,davalı ... bakımından açılan davanın reddine,manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davada kendisini vekille temsile ettiren davacıya vekalet ücreti hükmedilirken kararın 8.bendinde, "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 6.350,00 TL'nin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine," bu şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilirken; "vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine," olması gerekirken yazılı şekilde hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve usul ekonomisi de dikkate alınarak, hükmün bu yönü ile HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/7120, K. 2019/5648, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama